SABIR VE SEBAT

İngiliz, fazla zeki olmayan, çok sebatlı, çok tamahkâr ve açgözlü, oldukça inatçı, sabırlı ve mütekebbirdir. Arap ya da Doğulu ise çok zeki, sebatsız, oldukça kanaatkâr, tez canlı, sabırsız ve mütevazıdır.

İngiliz, acele edip bir kere söylediği yanlış bir sözde ya da yaptığı hatalı bir davranışta bile sebat eder. Doğulu ise ne doğruda ne de hakkını aramada sebat eder.

Bu yüzden birincisi sebat erdemi sebebiyle en yararlı sonuçları elde ederken, ikincisi renkten renge girmesi ve sabırsızlık erdemsizliği nedeniyle her ahlâkı kaybeder.

Bundan dolayıdır ki, Kur’anda sabır ve sabırlı olmak çokça zikredilmiştir.

Sabredin ve düşmanlara karşı sebat gösterin [Âl-i İmrân 3/200].
Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler [Ra’d 13/22].
Sabredenleri müjdele [Bakara 2/155].

Kaynak: Cemaleddin Afgani’nin Hatıraları, 3. Baskı, Sayfa 103