BİZ MASONLAR…

Bir şeyin sureti zihinde tam olarak ancak onun tanımlanması ve nitelenmesinden sonra oluşur. İnsan konuşan canlıdır. Bu özelliklerde insana konuşan bazı hayvanlar da ortak olduklarından onu istenen şekilde tam olarak tanımlamak için başka sıfatlarla tanımlayarak “mümeyyizdir, tabiî olarak gülendir vs.” dediler. Böylece insan için yapılan tanımlamalar ve nitelemeler sonucunda zihinde ona özgü bir suret teşekkül etmiş oldu ki, bu sayede onun “insan” olduğu anlaşılır.

Biz Masonlar topluluğuna gelince, şu ana kadar ben ne bir Mason olarak kendime ait ne de mutlak Masonluğa ait, onun suretini veya o topluluğa giren herkese uygun düşen özelliğini zihinde şekillendirecek bir tarife vâkıf olmadım.

Beni “hür kişiler” binasında çalışmaya sevk eden ilk şey, şu önemli ve büyük ideal oldu: Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik. Amaç ise şudur: “İnsanın menfaati, zulüm köşklerini yıkmak ve mutlak adalet esaslarını yükseltmek için çalışmaktan geçer.” Hemen o anda bütün bunlardan zihnimde Masonluğun tarifi belirdi. Buna göre Masonluk, çalışma azmi, onur, şeref ve zulmedenlere karşı direnme yolunda hayatı hiçe saymaktır.

Benim Masonluğa yakıştırıp benimsediğim sıfat budur. Fakat ne yazık ki, hodbinlik ve bencillik mikropları, liderlik aşkı, örgütlerin kendi arzularına göre hareket edip, tehdit ve şantajla karışık olarak Doğuya çok uzaktan bağlılık göstermeleri vs.gibi haller görmekteyim. Hür Masonluğun asıl kuruluş amacı, bu halleri ortadan kaldırmaktır. Masonluk bunları savunan ve bunları uygulayan zalim hükümdar ve yöneticileri “Haricîler” ; onların uyguladıkları keyfî hükümleri de “sıra dışı” (hârice) olarak değerlendirerek bu Haricîlerin bocaladıkları işlerinde karanlıkta olduklarını ve şiddetle ışığa ihtiyaç duyduklarını haykırmaktadır.

Masonluk, bu haliyle ve bu gelenekleriyle tarihi eskilere dayanan bir cemiyet değildir. Aksine o, henüz beşiktedir. Eğer bu cemiyet ve üyeleri, çoğumuzun manasını ve maksadını anlamadığı birtakım rumuzların ötesine geçmeme konusunda ısrar ederlerse, cemiyet, daha emeklemeye başlamadan beşikte boğulacaktır. Kardeşlerim, bugün sizin masonluğunuz, “iş kesesi” [dul kadının kesesi] ve “birader kabulü”nden ibarettir. Bu yeni giren biradere, bıktırıcı, akidesini bozucu ve gözünde Masonluğun değerini düşürücü eski safsatalar okunmaktadır.

Kaynak: Cemaleddin Afgani’nin Hatıraları, 3. Baskı, Sayfa 18-20